Giriş Yapan Ziyaretçi Sayısı

Tuesday, November 4, 2014

Herkesin Bir Yara İzi Vardır, Herkesin Bir Hikayesi



Tuba Edman - New York

                           

 Aslında  severim  yara izlerini, “ ben kurtuldum ” savaştım ve kazandım demektir benim için anlamları. Hep bir yaşanmışlık verir, hep hayata dair hatıralar. Hatta kadınlar sever yara izli, “façalı” erkekleri. Kadının gözünde, düşmanını yada rakibini yenmişliğin, korkusuzluğun, gözü karlığın kanıtı gibidir çoğu zaman o izler. Erkeğin havasıdır, karizmasıdır.
Ya kanserin izleri, hiç düşündünüz mü? siz sevebilir misiniz, alışabilir misiniz, her sabah savaşıp kazansanız da ayni hain düşmanın soğuk yüzünü yeniden, yeniden ve her sabah yeniden görmeye, sizde bıraktıklarını, sizden aldıklarını.Ya siz erkekler adandığınız göğüslerin yerinde duran derin dikiş izlerini öpecek kadar cesur musunuz? yada o ruhunda ve bedeninde derin yaralar saklayan kadını sarıp sarmalayacak kadar yürekli misiniz?
Biliyorum bu gün paylaşacağım konu ve göreceğiniz bazı resimler sizi rahatsız edecek. Amacım kimseyi huzursuz etmek değil, ne bayan okuyucuları ürkütmek, ne de beyleri tedirgin etmek. Yılarca kadın çıplaklığını baş tacı eden basılı medya ve sosyal ağların gelişmiş ülkelerde de olsa nedense, 3 dakikada 1 kadına, yeni meme kanseri tanısı konulduğu ve sekiz kadından birinin meme kanserine yakalandığı günümüzde, her gün aynada aynı gerçeğe uyanan, bu savaştan galip çıkmış olsa da, derin izlerini hayat boyu tenlerinde taşıyacak, hep kendini daha az kadın hissederek, eşinin gözlerinde hep o eski güzelliğini arayan kadınların, resimlerini yayınlamaktan imtina ediyor.
Bu resimleri sizlerle paylaşırken amacım, kanserin izlerine kendilerini mahkum etmiş, saklanan, örtünen, kendine güvenini yitirmiş kadınlara yalnız değilsiniz diyebilmek. Sizin gibi milyonlarcası var diyebilmek. Hayata küsmek yerine hayatla barışın, bedeninizi yeniden sevmek için bir fırsat verin kendinize diyebilmek. Göğsünüze konduracağınız bir kelebekle, bir çiçekle yada bir yaprakla yüzünüzde kocaman gülümsemeler yaratın, kelebek kanatlarından içinize yeni yaşam sevinçleri serpiştirin ve silin artık göz yaşlarınızı diyebilmek..
Ayni acımasız gerçekle gün gelip bizlerde yüzleşsek bile, artık bu resimleri verecek kadar güçlü, cesur hemcinslerimiz, annelerimiz, teyzelerimiz gibi tek göğüsle yaşamaya yada derin dikiş izlerine mecbur değiliz. Nasıl mı ?
Eskiden kanser tanısı konulan hastalarda meme dokusunun tamamen çıkarılması ile yapılan “mastektomi” ameliyatları, gelişen tıp teknikleri sayesinde alınan meme dokusunun yerine mastektomi ile eşzamanlı yapılabilen ve çıkarılan dokunun yerine jel ile dolu bir protezin konduğu rekonstrüksiyon operasyonu sayesinde sadece bir mememiz olması deneyimi ve acısını yaşamaktan kurtarabiliyor bizleri.
Tabi başka seçeneklerimizde var. Mastektomi sonrasında kendimizi hazır hissettiğimiz dönemde yaptıracağımız “Tram flep” yada "Latissimus dorsi flep" yani memenin kişinin kendi dokusu kullanarak onarılması olarak bilinen ameliyatlar, karın çevresindeki fazla yağ, sırttaki yada kolun altındaki kas ve deri eksik memeyi rekonstrükte etmek, yeniden yapılandırmak için kullanılabiliyor.
Tram flep
Latissimus dorsi flep
Rekonstrüksiyonun kalitesi yüksek olduğu müddetçe, yeni tekniklerle Tanrı’nın bize sunduğu ikinci hayatımızda zaman içinde hafifleyecek dikiş izlerimizle mutlu mesut yeni hayatımıza devam edebiliyoruz.
Buraya kadar haberler güzel. Yine de başından bir ameliyat geçmiş olan herkes bilir ki, ameliyat izleri zaman içinde azalsa da asla kaybolmaz. Ne plastik cerrahi yöntemleri,ne peeling, ne de lazer bu izleri hafifletse de tamamen kaybolmalarını sağlamaz. Hele ki mastektomi ameliyatı ile alınan meme uçlarının yeniden yapılandırılması oldukça güçtür. İşte burada devreye benimde asıl size tanıtmak istediğim kurtarıcı “medikal dövme” teknikleri giriyor

Medikal dövme nedir? Medikal dövmenin normal dövmeden farkı nedir?

Yara, ameliyat, yada yanık izlerini kamufle etmek amacı ile yapılan dövmeleri medikal dövme olarak tanımlayabiliriz. Diğer döğmelerden farkı nedir sorusuna gelince; dövme yaptırılacak bölgede doku bozulması ve kaybı olduğu için çok daha profesyonel kişiler tarafından (çoğunlukla lokal anestezi altında) yapılması ve iyileşme döneminde de yine bir uzman tarafından takip edilmesi gerekliliği, en önemlisi de dövme için gelen kişilerin hasta kabul edilmesi ve psikolojik yönden de desteklenmesi normal döğmelerden farklı kılar medikal dövmeleri.
Yıllardır Amerika’da kanserden kurtarma eylemleri kapsamında sigorta şirketleri tarafından masrafları ödenen medikal dövmelerin, henüz Türkiye’de Sağlık Bakanlığı yada sigorta kuruluşları tarafından ödemeleri karşılanmasa da, yine de sevindirici olan medikal dövmeleri laiki ile yapabilecek ve bu alanda uzmanlaşmış Türkiye’de de çok başarılı isimler var.
Son olarak, bu konuda atlamadan söylemem gereken önemli bir şey daha var. Medikal dövme ile ilgili bilgisine başvurduğum uzman doktorlar, kanser tanısı konmuş ve mastektomi yapılmış hastalarda, kemoterapi ve radyoterapi dahil tüm tedavi sürecinin tamamlanmasından sonra dövmelerin yaptırılmasını tavsiye ediyor. Aklınızda bulunsun.
Herkesin bir yara izi vardır
İnsanlardan gizlemeye çalıştığı, saklamak için çok uğraştığı bir yara izi..
Herkesin bir yara izi vardır.
Kimseye dokundurtmayacak kadar içeride.
Baktıkça, nefes alabiliyor olmanın
kıymetini anlamanı sağlayacak bir yara izi..
Bu izlerle yaşamaya alışırsın.
Bir sabah, belki gün doğarken baktığında dışarı,
yaşamayı yeniden sevebilirsin..
Ve bir gün elbet birileri o yara izlerine dokunur
Kuşlar kelebekler konar üzerine,
Çiçekler açar, rengarenk,
Yeşerir ümitlerin,
Yeniden filizlenir içinde, boynunu bükmüş minik tomurcuk
İşte o zaman acın da biraz olsun hafiflemeye başlar...
Yaralı cesur kadınlar.




No comments:

Post a Comment